ISSN 2149-4983 | e-ISSN: 2149-9306
 
 
Cilt : 4 Sayı : 3 Yıl : 2018
 
: 4 (3)
Cilt: 4  Sayı: 3 - 2018
Özetleri Gizle | << Geri
ORJINAL ARAŞTIRMA
1.
Toraks Cerrahisinde Yoğun Bakım Ortamına İlişkin Hasta Görüşlerinin Belirlenmesi
Determination of Patient Opinions Related to Intensive Care Environment in Thoracic Surgery
Emine Kol, Emine İlaslan, Sevgi Özdemir, Abdullah Erdoğan
doi: 10.5222/jaren.2018.36349  Sayfalar 133 - 141
Amaç: Yoğun bakım ortamına ilişkin hastaların görüşlerinin alınması iyileştirici yoğun bakım ortamı sağlanmasına temel oluşturur. Araştırma toraks cerrahi yoğun bakım ünitesinde yatan hastaların yoğun bakım ortamı ile ilgili görüşlerinin incelenmesi amacı ile yapılmıştır.
Çalışma Planı: Araştırma bir üniversite hastanesinin toraks cerrahi yoğun bakım ünitesinde 100 hasta ile tanımlayıcı olarak yapılmıştır.
Gereç ve Yöntemler: Yoğun bakım ünitesinde en az 24 saat yatan, postoperatif dönemde iki ya da dört saat içinde ekstübe olan, soruları anlayabilecek ve cevaplandırabilecek durumda olan hastalar örneklem grubuna dahil edilmiştir. Araştırmada hastaların yoğun bakım ortamına ilişkin görüşlerini belirlemek amacı ile “Yoğun Bakım Ortamına İlişkin Hasta Görüşleri Belirleme Formu” kullanılmıştır.
Bulgular: Araştırmaya katılan hastaların yaş ortalaması 49±16’dır. Hastaların yoğun bakımda kalış gün sayısı ortalama 3 gündür. Hastaların çoğunluğu yoğun bakım ünitesinde aydınlatma düzeyinin ve ortam sıcaklığının normal olduğunu (%88) ve ses düzeyinin rahatsız edici olmadığını (%86) belirtmişlerdir. Hastaların tamamına yakını (%96) ailesini merak ettiğini, %66’sı aile üyelerinin sürekli yanında kalmasını istediklerini ifade etmişlerdir. Hastaların çoğu hemşireye (%97) ve hekime (%75) sorunlarını rahatlıkla söyleyebildiklerini ve %96’sı yoğun bakımda mahremiyetine saygı gösterildiğini belirtmiştir.
Sonuç: Araştırma sonuçları hastaların yoğun bakım ortamı ile ilgili olumlu görüşlere sahip olduğunu göstermektedir.
Objective: Receiving the opinions of patients regarding intensive care environment forms a basis for providing a therapeutic intensive care environment. The study was conducted for the purpose of examining the opinions of patients hospitalized in thorax surgical intensive care unit regarding intensive care environment.
Study Plan: This descriptive study was conducted with 100 patients in the thorax surgical intensive care unit of a university hospital.
Materials and Methods: The patients who were hospitalized in the intensive care unit for at least 24 hours, extubated within two or four hours in the postoperative period, and could understand and answer the questions were included in the sample group. In the study, the “Form for Determining the Opinions of Patients Regarding Intensive Care Environment” was used for determining the opinions of the patients regarding intensive care environment.
Results: Age average of the patients who participated in the study was 49±16. They were hospitalized in the intensive care unit for three days, on average. Majority of the patients stated that illumination level and ambient temperature in the intensive care unit were normal (88%) and the stress level was not disturbing (86%). Almost all the patients (96%) stated that they were worried about their families and 66% wanted their families to stay with them all the time. Majority of the patients indicated that they could easily talk to nurses (97%) and doctors (75%) about their problems and 96% stated that their privacy was respected in the intensive care unit.
Conclusion: The results of the study show that the patients had positive opinions regarding intensive care environment.

2.
Koroner Arter Baypas Grefti Yapılan Hastaların Taburculuk Sonrası Öğrenim Gereksinimleri
Post-discharge Learning Needs of Patients undergoing Coronary Artery Bypass Grafting
Serdar Sarıtaş, Behice Erci, Arzu Boyraz
doi: 10.5222/jaren.2018.04834  Sayfalar 142 - 147
Amaç: Araştırmanın amacı; koroner arter baypas greft (KABG) ameliyatı olan hastaların taburculuk sonrası öğrenim gereksinimleri belirlemektir.
Yöntem: Bu tanımlayıcı ve kesitsel çalışmaya bir üniversite hastanesinin Kalp Damar Cerrahisi kliniğinde Haziran 2014 - Aralık 2015 tarihleri arasında toplam 171 hasta dahil edildi. Araştırmanın yürütülebilmesi için Malatya Klinik Araştırmaları Etik Kurulu’ndan (Karar No: 2013/75) etik onay alındı. Araştırmanın verileri “Hasta Tanıtım Formu” ve “Hasta Öğrenim Gereksinim Ölçeği” ile toplandı. İstatistiksel analizler, SPSS 17.0 kullanıldı.
Bulgular: Hastaların %42.7’si 43-55 yaş (en düşük 43, en yüksek 72) aralığında ve %56.1’i erkek idi. Hastalar en fazla yaşam aktiviteleri alanında (32.14±7.56, önem düzeyi=3.57) en az ise duruma ilişkin duygular alanında (15.03±4.27, önem düzeyi=3.00) öğrenim gereksinimi bildirdi. Hastalardan; 30-42 yaş grubunda olanlarının, erkeklerin, bekar olanların, üniversite mezunlarının, geliri giderinden fazla olanların ve eşinden bakım alanların taburculuk sırasındaki öğrenim gereksinimlerinin, diğer hasta gruplarına göre daha fazla olduğu görüldü. Ancak sadece yaş, medeni durum ve bakım veren kişiye göre yapılan karşılaştırmalarda görülen farklılıklar istatistiksel açıdan anlamlı görüldü (p< 0.05).
Sonuç: Koroner Arter Baypas Grefti sonrası hastaların bakım gereksinimlerinin karşılanabilmesi için sosyodemografik özellikler dikkate alınarak taburculuk eğitimi uygulanması önerilebilir.
Objective: In this study, post-discharge learning needs of patients undergoing coronary artery bypass graft (CABG) surgery were evaluated.
Methods: This descriptive and cross-sectional study included a total of 171 patients who underwent CABG surgery between June 2014 and December 2015 in the Department of Cardiovascular Surgery of a University Hospital.In data collection, Personal Information Form and Patient Learning Needs Scalewere used. Analysis of data was performed using SPSS statistical software version 17.0.
Results: Patients who participated in the study; 42.7% of the patients were 43-55 years (lowest 43, highest 72) and 56.1% were male. It was determined that the need for learning was mostly related to the daily living activities (32.14 ± 7.56, significance = 3.57) and the least related to feelings about the situation (15.03 ± 4.27, significance = 3.00).
Comparison of the socio-demographic characteristics of the patients and the mean scores of the patient learning needs scale showed that there was a higher need of learning in patients aged between 30 and 42 years, in males, in university graduates, in patients with an income over expenses and in patients receiving care from their partner However, there was a statistically significant difference only in comparison with age, marital status and caregiver (p <0.05).
Conclusion: In order to meet the care needs of patients after the Coronary Artery Bypass Graft, discharge training may be recommended considering the socio demographic characteristics of the patients.

3.
Sağlık Çalışanlarında Cinselliğin Değerlendirilmesi
Evaluatıon Of Sexualıty In Healthcare Professionals
Çağlar Şimşek, Gül Ünsal Barlas, Elif Ardıç
doi: 10.5222/jaren.2018.26318  Sayfalar 148 - 155
Amaç: Cinsellik yaşam kalitesini oluşturan, insan yaşamının en önemli parçalarından biridir. Hem en çok merak edilen hem de en az konuşulan konu durumundadır. Sağlıklı cinsel ilişkiler, ilişki içerisinde yakınlık ve sevgiye ulaşılmasına ek olarak cinsel içgüdüleri uygun şekilde doyurmayı da içerir. Cinsel doyum sağlıklı cinselliğin belirleyicilerinden birisidir. Toplumumuzdaki cinsel sorunlarının önemli bir nedeni de cinsel konulardaki eğitimlerin yetersizliği, bilgi kaynaklarının yanlış veya yetersiz oluşu ve cinsellikle ilgili yanlış inanışlardır. Çoğunluğunu hemşirelerin oluşturduğu bu çalışmanın amacı, halka danışmanlık hizmeti veren sağlık çalışanlarında cinselliğin önemli bir boyutu olan cinsel doyumun durumunu belirlemektir.
Yöntem: Çalışma kesitsel ve tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırma İstanbul ili sınırları içerisinde bulunan bir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 2014 yılı Nisan-Mayıs ayları içerisinde yapılmıştır. Araştırmanın evrenini araştırmanın yapıldığı Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki çalışmaya katılmaya gönüllü olan tüm sağlık personeli oluşturmuştur. Toplamda 571 kişiden çalışmaya katılmayı kabul eden 203 kişi (82 erkek, 121 kadın) bu çalışmanın örneklemini oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından hazırlanan ve toplam 15 sorudan oluşan Bilgi Formu Glombok Cinsel Doyum Ölçeği (GRCDÖ) kullanılmıştır.
Bulgular: Yapılan analizler sonucunda; erkeklerde kaçınma 13.45+2.02 ve erken boşalma 9.50+2.05 alt boyutları en üst sırada yer alırken; kadınlarda anorgazmi 6.81+1.91 ve vajinismus 5.46+3.29 alt boyutları en üst sırada yer almıştır. Cronbach alfa değerleri kadın formunda 0.66, erkek formunda ise 0.68 bulunmuştur.
Sonuç: Cinsellik konusunda halkın danışmanlık için başvurduğu sağlık çalışanlarının cinsellikle ilgili daha nitelikli eğitime ihtiyacı olduğu bu çalışmanın en önemli sonucudur.
Evaluatıon Of Sexualıty In Healthcare Professionals
Objective: Sexuality is one of the most important parts of human life. It is both the most curious and the least talked about. Healthy sexual relations include intimacy of sexual instincts in addition to affinity and love within the relationship. Sexual satisfaction is one of the determinants of healthy sexuality. An important cause of sexual problems in our society is the inadequacy of education in sexual matters, inaccurate or inadequate sources of information and false beliefs about sexuality. The purpose of this study, in which most of the nurses are formed, is to determine the status of sexual satisfaction, which is an important dimension of sexuality in health workers who provide counseling to the public. Method: The study was conducted as cross-sectional and descriptive. The study was conducted in April-May 2014 in an Education and Research Hospital within the borders of Istanbul. The study population consisted of all health personnel who volunteered to participate in the study at the Training and Research Hospital. A total of 203 people (82 males, 121 females) who agreed to participate in the study from 571 were the sample of this study. As the data collection tool, the Information Form, prepared by the researcher and consisting of 15 questions, and Glombok Sexual Satisfaction Scale were used. Results: As a result of the analyzes; avoidance in males 13.45 + 2.02 and premature ejaculation 9.50 + 2.05 sub-dimensions are at the top; anorgasmia 6.81 + 1.91 and vaginismus 5.46 + 3.29 sub-dimensions were the highest in women. Cronbach alpha values were 0.66 in female form and 0.68 in male form. Conclusion: It is the most important result of this study that health workers who are consulted by the public about sexuality need a more qualified education related to sexuality.

4.
Bir Eğitim Ve Araştırma Hastanesinde 14 Kasım Dünya Diyabet Günü Kapsamında Diyabet Risk Taraması Sonuçları
Results of Diabetes Risk Screening in November 14 World Diabetes Day at a Training and Research Hospital
Havva Arıcı, Esma Güldal Altunoğlu, Hamdiye Banu Katran
doi: 10.5222/jaren.2018.98700  Sayfalar 156 - 163
Amaç: Bu araştırma; 14 Kasım 2017 Dünya Diyabet Günü 08.00-12.00 saatleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi ana girişinde bulunan ve ücretsiz kan şekeri ölçümü ile diğer antropometrik ölçümlerin yapılmasını kabul eden 383 bireye yapılan random diyabet taraması, bu hastalık konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla tanımlayıcı-kesitsel olarak planlanmıştır.
Yöntem: Araştırmada tarama için; parmak ucu kapiller kandan glukoz ölçümü yapan 5 glukometre cihazı, boy - kilo ölçen 2 baskül ve bel çevresi ölçümü için mezura kullanılmıştır. Ayrıca, araştırmacılar tarafından geliştirilen, bireyin demografik bilgilerinin, kan şekeri ile diğer antropometrik ölçümlerinin, aile öyküsü ve kendi tıbbi geçmişinin yer aldığı veri toplama formu kullanılmıştır.
Bulgular: Araştırmaya katılan 383 bireyin %64,7’si (n=248) kadın ve yaş ortalaması 50.3±12.9’dur. Bireylerin bel çevresi ölçümlerine bakıldığında; 105 kişinin (%27,4) 96-105 cm, 101 kişinin de (%26,3) 86-95 cm olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların bel çevresi ortalamaları; 93,8±13,8 cm olarak hesaplanmıştır. Beden kitle indeksi (BKİ) dağılımına göre bakıldığında ise; BKİ ortalaması 29,4±5,3 olup katılımcıların fazla kilolu grubunda oldukları belirlenmiştir. Erkek ve kadınlarda BKİ değeri anlamlı (p>0.05) olarak farklı değildi. Erkeklerde bel çevresi ve kan şekeri kadınlardan anlamlı (p˂0.05) olarak daha yüksek bulundu. Erkeklerde kendisinde Myokard İnfarktüsü (MI) oranı ve egzersiz yapma oranı kadınlardan anlamlı (p˂0.05) olarak daha fazla bulundu. Yaş ile BKİ değeri arasında, yaş ile bel çevresi arasında ve yaş ile kan şekeri arasında anlamlı (p˂0.05) pozitif korelasyon olduğu saptandı. Tarama sonucunda kan şekeri değerleri 200 mg/dl’nin üzerinde ve daha önce diyabet tanısı almış olan toplam 23 kişi belirlenmiştir. 23 kişiden 16’sı kadın, 7’si erkektir.
Sonuç: Diyabet konusunda farkındalık kazandırmak amacıyla yapılan randomize taramaya göre 23 diyabet hastasına rastlanmış ve prediyabet olarak kabul edilecek herhangi bir birey tespit edilememiştir. Düzenli taramaların yapılması ve toplumun eğitimle bilinçlendirilmesinin koruyucu sağlık hizmetlerinde faydalı olacağı düşünülmektedir.
Objective: This research; November 14, 2017 World Diabetes Day between 08.00-12.00 The University of Health Sciences Istanbul Education and Research Hospital, the main entrance to the free blood glucose measurement and other anthropometric measurements made by 383 individuals who underwent random diabetes screening to raise awareness about this disease descriptive-cross-sectional.
Method: For screening in research; 5 glucometer measuring fingertip capillary sundial glucose, 2 scales for measuring height - weight and a trough for measuring waist circumference. In addition, a data collection form developed by the researchers, in which the demographic information of the individual, blood sugar and other anthropometric measurements, the family story and his medical history are included.
Results: Of the 383 participants who participated in the study, 64.7% (n = 248) were female and the mean age was 50.3 ± 12.9. When the waist circumference measurements of the individuals are examined; It was determined that 105 persons (27.4%) were 96-105 cm and 101 persons (26.3%) were 86-95 cm. The participants' average waist circumference; It was calculated as 93.8 ± 13.8 cm. According to the body mass index (BMI) distribution, The mean BMI was 29.4 ± 5.3 and participants were found to be overweight group. BMI values of men and women were not significantly different (p> 0.05). In males, waist circumference and blood sugar were found to be significantly higher than females (p˂0.05). Myocardial infarction (MI) rate and exercise rate were significantly higher in males than females (p˂0.05). There was a significant positive correlation between age and BMI, between age and waist circumference, and between age and blood sugar (p˂0.05). As a result of the screening, a total of 23 people with blood sugar values above 200 mg / dl and who had previously had diabetes mellitus were identified. 16 out of 23 were women and 7 were male.
Conclusion: According to randomized screening to raise awareness of diabetes, 23 individuals with diabetes were found and no individual could be considered as prediabetes. It is thought that regular screenings and awareness of the society with education are beneficial in preventive health services.

5.
Sağlık haberleri algısı: bir ölçek geliştirme çalışması
Perception of health news: a scale development study
Fadime Çınar, Halil Şengül, Haşim Çapar, Cuma Çakmak, Yusuf Bilge
doi: 10.5222/jaren.2018.55265  Sayfalar 164 - 171
Amaç: Araştırma Türk kültürüne uygun, birey düzeyinde sağlık hizmeti talebine yönelik davranışları ölçmek için bir “Sağlık Haberleri Algısı Ölçeği” geliştirmek amacıyla yapıldı.
Yöntem: Metodolojik tipte bir olan bu araştırma, İstanbul da Avrupa yakasında bulunan bir vakıf üniversitesinin sağlık bilimleri fakültesinde öğrenin gören 296 öğrenciler ile Ekim 2017-Aralık 2017 tarihlerinde gerçekleştirildi. Veriler kişisel bilgiler formu ve 36 maddelik sağlık haberleri algısı taslak ölçek ile elde edildi. Taslak Ölçek için; meslektaş görüşleri ile yüzey geçerliliği, uzman değerlendirmesi yapılarak kapsam geçerliği, iç tutarlılığı/ güvenirlilik için maddeler arasında korelasyon ve Cronbach Alpha değerlerinin hesaplanması, yapı geçerliği için açıklayıcı faktör analizi yapıldı.
Bulgular: Uzman değerlendirmesi sonucunda ölçeğin Kapsam geçerlilik ineksi. 0.87 dir. Ölçek maddelerinin arasındaki korelasyon değerleri r=0.42 - 0.71, Cronbach Alpha değeri= 0.84’dür. Ölçeğin Kaiser-Meyer Olkin değeri= 0.80, Bartlett test χ2= 2356,677; p=0.000, anti-imaj r değerleri= 0.70-0.89 arasında bulundu. Faktör yük değeri 0.50 altında olan maddeler ölçekten çıkarıldı, ölçeğin 26 maddelik ve ticari kaygı ve reklam, tüketime yöneltme, sağlık davranışına olumsuz etki, tedavi isteği ve istismar, sağlık haberciliğine güven olmak üzere 5 alt faktörden oluştuğu, açıklanan toplam varyansın % 53.3 olduğu saptandı.
Sonuç: Bu ölçek, bireylerin sağlık haberlerine yönelik algısını belirlemede güvenilir ve geçerli bir ölçme aracıdır.
Objective: The research was carried out to develop a "Perception of Health News Scale" to measure the behavior towards the demand for health services at the individual level appropriate for Turkish culture.
Method: This methodological study was conducted between October 2017 and December 2017 with 296 students studying at the health sciences faculty of a foundation university located in Europe near Istanbul. The data were obtained with a personal information form and a 36-item health news perception scale scale. For the draft Scale; peer review, surface validity, expert evaluation, content validity, correlation between materials for internal consistency / reliability, calculation of Cronbach Alpha values, explanatory factor analysis for construct validity.
Result: Scope validity of the scale as a result of the expert evaluation is 0.87. The correlation values between the scales were r = 0.42 - 0.71 and is the Cronbach Alpha value = 0.84. Kaiser-Meyer Olkin value of scale = 0.80, Bartlett test χ2 = 2356,677; p = 0.000, anti-image r values = 0.70-0.89 found between. The items with a factor load value of less than 0.50 were extracted from the scale and it was found that the scale had 26 items and the total variance explained was 53.3% and it was composed of 5 sub factors such as commercial anxiety and advertisement, adverse effect on health behavior, treatment desire and abuse and trust in health journalism.
Conclusion: This scale is a reliable and valid measurement tool for determining the perception of individuals' health news.

6.
Annelerin sarsılmış bebek sendromu ve aşırı ağlama hakkında bilgi ve tutumları
Shaken baby syndrome of mothers and information about excessive crying and attitudes
Diler Aydın, Esra Karaca Çiftçi
doi: 10.5222/jaren.2018.60252  Sayfalar 172 - 178
Amaç: Bu çalışma 0-2 yaş arasında bebeği olan annelerin bebeklerindeki aşırı ağlamaya karşı verdikleri tepkileri, avutma yöntemlerini ve sarsma sonrasında oluşabilecek sarsılmış bebek sendromu hakkındaki bilgi düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır.
Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel olarak planlanan araştırmanın örneklemini Nisan-Ağustos 2015 tarihleri arasında bir hastanenin Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniğine muayene amacıyla başvuran, 0-2 yaş aralığında çocuğu olan 279 anne oluşturmuştur. Veriler araştırmacılar tarafından geliştirilen anket formu ile yüz yüze görüşme yöntemi ile toplanmıştır.
Bulgular: Araştırmada annelerin %72’si bebeklerinde sorun olmadıkça ağlamadığını ve %65,9’u ise ağlamanın bebeğe zararı olmadığını belirtmişlerdir. Annelerin %56,3’ünün bebekleri ağladığında çaresiz hissettiği ve sakinleştirmek için %54,5’inin sallama yöntemini kullandığı belirlenmiştir. Annelerin bebeği ağlarken %7,9’unun sarstığı ve %82,1’inin sarsılmış bebek sendromunu daha önce duymadığı belirlenmiştir. Araştırmada bebeklerin cinsiyetleri ile günlük ortalama ağlama süreleri arasında istatistiksel olarak anlamlılık saptanmamıştır (p>0,05). Bebeklerin cinsiyeti ile annelerin bebeklerini sarsma durumları arasında istatistiksel olarak anlamlılık belirlenmiş olup erkek bebeklerin daha çok sarsıldığı saptanmıştır (p<0,05).
Sonuç: Annelerin bebeklerindeki aşırı ağlama ve sarsılmış bebek sendromu hakkında bilgilerinin kısıtlı olduğu belirlenmiştir. Özellikle doğum sonrası ebeveynlere erken dönemde eğitimler verilerek farkındalıkları arttırılmalıdır.
Objective: This study was made to determine reactions of mothers to excessive crying of their babies, their condolence methods and their information level about shaken baby syndrome that may be caused by shaking.
Methods: The population of this descriptive and sectionally planned study sample consisted of 279 mothers having a baby of 0-2 years applied to Pediatrics Policlinic of a hospital for physical examination between dates of April / August 2015. Data were collected with face-to-face interview method with a questionnaire form developed by researchers.
Results: %72 stated that their baby would not cry if there was no problem and 65,9% stated that crying had no harm for the baby. It was determined that 56,3% of mothers felt desperate when their babies cried and 54,5% of them used rocking the cradle to calm the baby down. It was determined that 7,9% of mothers shake their babies and 82,1% had not heard of shaken baby syndrome yet. No statistical significance was detected between genders of babies and daily average crying durations (p>0,05). Statistical significance was detected between genders of babies and shaking situation of babies by their mothers, and it was detected that male babies were shaken more (p<0,05)
Conclusion: It was determined that mothers had limited knowledge about excessive crying and shaken baby syndrome in their babies. Educations should be provided for parent in an early period, particularly after birth, thereby increasing their awareness.

DERLEME
7.
Global Bir Sağlık Sorunu: Tip 2 Diyabet ve Öz-Bakım Yönetimi
A Global Health Problem: Type 2 Diabetes and Self-Care Management
Neslihan İstek, Papatya Karakurt
doi: 10.5222/jaren.2018.63634  Sayfalar 179 - 182
Diyabet; akut ve kronik komplikasyonları nedeniyle sürekli tıbbi bakımı ve öz-bakımı gerektiren kronik bir hastalıktır. Tip 2 diyabette öz-bakımın önemi yapılan çalışmalarla her geçen gün daha da anlaşılmaktadır. Diyabet tanısı konan bir hastada hastalığın yönetimi ve tedavinin başarısı için hastaya diyabet nedenleri, tedavi seçenekleri, beslenme ve egzersizin önemi, öz-bakım, kan glikoz düzeylerinin takibi, tedavi uyumu, beklenmeyen durumlarla başa çıkma, komplikasyonları tanıma ve önleme gibi konularda eğitim verilmesi önemlidir.
Diabetes is a chronic disease that requires continuous medical care and self-care owing to acute and chronic complications. Importance of self-care in Type 2 diabetes has been understood better day by thanks to the studies undertaken. A patient who is diagnosed with diabetes should receive a training about such issues as reasons of diabetes, treatment options, importance of feeding and exercises, self-care, monitoring blood glucoses level, treatment adaptation, coping with unexpected situations, knowing and preventing complications for the success of the management and treatment of the disease.

8.
Pediatrik Transport
Pediatric Transport
Gizem Çevik, Selmin Köse
doi: 10.5222/jaren.2018.75436  Sayfalar 183 - 188
Günümüzde yenidoğan transportu dünyada oldukça risk taşıyan bir hizmettir. Yenidoğan transportu ile ilgili yapılan araştırma sonuçlarına göre bu alanda Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avustralya en iyi bakım ve hizmeti vermektedir. Ülkemizde ise yenidoğan transport sistemi, sağlık hizmetlerinin dağılımı homojen olmadığı için istenilen düzeyde değildir. Ülkemizde hala perinatal ve neonatal transport için gerekli düzenlemeler, bu alanda uzman transport ekibi bulunmamakla birlikte, neonatal ve perinatal transportun öncülüğünü üstlenen ülkelerde olan transport hemşireliği de ülkemizde ayrı bir alan olarak bulunmamaktadır. Transport, ülkemizde hekim tarafından yürütülmektedir. Bununla birlikte yenidoğan transportu için gerekli olan özel araç ve ekipmanların olmadığı bilinmektedir. Bu derlemede özellikle neonatal-perinatal transport türlerine, neonatal transport hemşireliğinin rollerine, Türkiye’ deki neonatal transportun durumuna dikkat çekilmesi amaçlanmaktadır
Today neonatal transport is a service bearing the risk that it is in the World. According to the results of the researches related to neonatal transport, this area provides the best care and service in USA and Australia. In our country, neonatal transport system is not at the desired level because the distribution of health services is not homogeneous. Transport nursing is still not a separate area in our country unlike the countries which own the leading role in neonatal and perinatal transport, as there are still regulatory requirements for perinatal and neonatal transport in our country, as well as the absence of specialist transportation teams in this area. Transport is carried out by a doctor in our country. However, it is known that there are no special vehicles and equipments required for neonatal transportation. It was aimed to draw attention to the neonatal-perinatal transport types, nursing roles in neonatal transport, and neonatal transport in Turkey.

9.
Yaşlı Bireylerde Ayak Banyosunun Uyku Kalitesine Etkisi: Sistematik İnceleme
The Effect of Footbath on Sleep Quality in Elderly Individuals: A Systemic Review
Hanife Durgun, Hatice Kaya
doi: 10.5222/jaren.2018.29491  Sayfalar 189 - 194
Amaç: Uyku, her bireyin günlük yaşamını ve yaşam kalitesini etkileyen, temel insan gereksinimlerinin karşılanmasında rolü olan ve fizyolojik, psikolojik ve sosyal boyutlardan oluşan önemli bir gereksinimdir. Bu çalışma yaşlı bireylerin uyku kalitesinde ayak banyosunun etkisini araştıran çalışmaların sistematik olarak incelenmesi amacıyla planlandı.
Yöntem: Tanımlayıcı olarak planlanan bu çalışmada MEDLINE, Pubmed, Cochrane, Science Direction, Google Scholar ve Researchgate veri tabanları üzerinden “footbath”, “sleep”, “sleep quality” and “age” anahtar kelimeleri kullanılarak zaman sınırlandırması koymadan, yayın dili İngilizce olan ve tam metin erişimi bulunan 7 makale ele alınmıştır. Bu makaleler, yaşlı bireylerde ayak banyosunun uyku kalitesine etkisi açısından incelenmiştir.
Bulgular: İncelenen deney ve kontrol gruplu çalışmalarda, deney grubunda girişim öncesi ve girişim sonrasında uyku bozukluğu oranının düştüğü belirlenmiştir. Deneysel çaprazlama çalışmalarda ise uygulama yapılan gece ile uygulama yapılmayan gece arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı saptanmıştır (P˃0.05).
Sonuç: Uyku problemi olan bireylerin uyku kalitesini geliştirmede nonfarmakolojik yöntem olan ayak banyosu etkili bir uygulamadır bu nedenle uyku problemi olan bireylere uygulanması önerilir.
Objective: Sleep is an important need that influences daily life and quality of life of every individual, has a role in meeting basic needs of human, and consists of physiological, psychological, and social aspects. The present study was designed to systematically review the studies investigating the effect of footbath on sleep quality of elderly individuals.
Method: In this descriptive study, 7 articles that were published in English and allowed full text access were addressed without time limitation and by using the key words of “footbath”, “sleep”, “sleep quality” and “age” on MEDLINE, Pubmed, Cochrane, Science Direction, Google Scholar, and Researchgate databases. These articles were reviewed in terms of the effect of footbath on sleep quality of elderly individually.
Results: In the studies with experimental and control groups, the rate of sleep disorder was determined to decrease in experimental group before and after the intervention. Experimentally cross-sectional studies revealed there was no statistically significant difference between the night with the application and the night without the application (P˃0.05).
Conclusion: Footbath, a non-pharmacological method, is an effective application to enhance sleep quality of individuals with sleep problem; therefore, it is recommended to be applied to individuals with sleep problem.

10.
Preeklampsi bakımında tamamlayıcı tıp
Complementary medicine in preeclampsia care
Büşra Yılmaz, Merve Aydın, Gülay Rathfisch
doi: 10.5222/jaren.2018.40316  Sayfalar 195 - 200
Öz
Görülme sıklığı giderek artan preeklampsinin tedavisinde ve semptomlarının hafifletilmesinde tamamlayıcı tıp uygulamalarının önemi giderek artmaktadır. Günümüzde birçok sağlıklı/hasta birey sağlığı geliştirmek ve tedaviyi desteklemek amacıyla tamamlayıcı tıp uygulamalarından faydalanmaktadır. Bu derleme, preeklampsi sorunu yaşayan gebelerde tedavi ve bakım yaklaşımlarında tamamlayıcı tıp uygulamalarının yerini literatür doğrultusunda incelemek amacıyla yapılmıştır.
The increasing importance of complementary medicine in the treatment and increasing relief of symptoms of increasing preeclampsia. Today, many healthy /patient individuals benefit from complementary medicine practices to im prove health and promote treatment. This review was carried out to investigate the application of complementary medicine in the treatment and care approaches of pregnancies with preeclampsia problem in the light of the literature.

11.
İkiz Bebeklerin Birlikte Uyuması: Sistematik Derleme
Co-bedding Twins: Systematic Review
Nurdan Akçay Didişen, Hatice Uzşen
doi: 10.5222/jaren.2018.30085  Sayfalar 201 - 206
Amaç: Yardımcı üreme teknikleri ile oluşan gebeliklerin %30-35’i çoğul gebeliktir. Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde tedavi ve bakım hizmeti alan çoğul bebeklerin uyku alışkanlıklarının oluşturulması ve taburculuk sonrası ailelerin bu alışkanlıkları sürdürmesi çok önemlidir. Amerikan Pediatri akademisi, ikiz bebeklerin ebeveynleri ile aynı odada ayrı beşiklerde uyumasını önermektedir. Bu literatür çalışmasında ikiz bebeklerin birlikte yatma konusunda 2007-2017 yılları arasında yayınlanmış hemşirelik araştırmalarının genel olarak incelenmesi amaçlanmıştır.
Gereç Yöntem: İkiz bebeklerin birlikte yatması konusunda 2007-2017 yılları arasında yayınlanmış olan araştırmalar incelemeye dahil edilmiştir. Uluslararası veri tabanlarından, Medline, Pubmed, Science Direct, Ebscohost, Web of Science, OneFile, Scopus veri tabanları ‘cobedding twins’ ‘twins baby’ ‘birlikte uyuma’ ‘ikiz bebek’ anahtar kelimeleri kullanarak taranmıştır.
Bulgular: Taramalar sonucunda 92 çalışmaya ulaşılmıştır. Çalışmalardan dâhil olma kriterlerine uyan 12 çalışma inceleme kapsamına alınmıştır. İnceleme kapsamına alınan tüm makaleler yazar-yıl, yer ve örneklem, yöntem ve kullanılan formlar, önemli bilgiler başlıkları altında incelenmiştir.
Sonuç: Sistematik derlemeye alınan tanımlayıcı çalışmaların sonucuna göre ebeveynlerin ikiz bebeklerin birlikte uyumasını ilk üç aylık dönemde daha sık uyguladığı, ikiz bebekler büyüdükçe bebeklerin ayrı yatırıldıkları saptanmıştır. Randomize kontrollü çalışmalarda da ikiz bebeklerin birlikte yatırılmasının ağrı, memnuniyet, kilo alımı, topuk kanı alımı sonrası ağlama süresi üzerine olumlu etkisi olduğu belirlenmiştir. İkiz bebeklerin birlikte yatması konusunda daha çok çalışmanın yapılması önerilmektedir.
Aim: 30-35% of pregnancies formed by assisted reproductive techniques are multiple pregnancies. It is very important that the sleeping habits of multiple infants who receive treatment and care in the neonatal intensive care unit are established and that these families continue their habits after discharge. The American Academy of Pediatrics recommends sleeping in separate cradles in the same room with parents of twin babies. In this study, it was aimed to investigate nursing researches about co-bedding twin babies between 2007-2017.
Method: The studies published between 2007-2017 on the co-bedding twin babies were included in the study. From international databases, Medline, Pubmed, Science Direct, Ebscohost, Web of Science, OneFile, Scopus databases were scanned using ‘co-bedding twins’ and ‘twins baby’ key words.
Results: As a result of scanning, 92 studies have been reached. Studies that meet the inclusion criteria have been taken into consideration. All the articles included in the scope of the determination were examined under the headings of subject, sample, method, conclusion and suggestions.
Conclusion: According to the results of the descriptive studies taken systematic review, it was determined that parents applied co-bedding of twin babies more frequently in the first quarter. In randomized controlled trials, it was determined that the co-bedding of twin babies had a positive effect on pain, satisfaction, weight gain, crying time after heel blood intake. It is recommended that more studies can do about co-bedding twin infants.

12.
Yazar Dizini
Author Indeks

Sayfa E1
Makale Özeti | Tam Metin PDF

13.
Hakem Dizini
Referee Index

Sayfa E2
Makale Özeti | Tam Metin PDF



Journal of Academic Research in Nursing (JAREN) dergisi; Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gaziosmanpaşa Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 2015 yılında Haziran ve Aralık aylarında yılda iki kez yayımlanmış olan ve 2017 yılından itibaren Nisan, Ağustos ve Aralık aylarında olmak üzere yılda üç kez yayınlanmaya devam eden yayınıdır. Dergi; Türkiye Atıf Dizini (Turkey Citation Index), ULAKBİM TR Dizin ve EBSCO Academic Search Complate veri tabanlarında indekslenmektedir.



 
Hızlı Arama



 
Copright © 2019 JAREN All rights reserved